ZOR ŞARTLARIN/ KÖTÜ GÜN “DOSTU SUMAK” Anadolu toprakları, birçok medeniyete ev sahipliği yaptığı gibi çok sayıda bitki türünün de anavatanı olmuştur. Anadolu dünyada bilinen çok sayıda önemli bitki türlerinin gen kaynağı konumundadır. Örneğin yol kenarlarında kimseyi rahatsız etmeden kendini büyüten, neredeyse başka bir bitkinin yetişmeye cesaret edemediği kıraç arazilerde boy gösteren, marjinal alanları bana bırakın diyen, kırsal alanların dostu, o mütevazi, çalımsı bitkiyi çoğumuz görmüşüzdür... Genellikle sadece kebapların yanına yakıştırdığımız, salatalara ekşilik eden bir baharat olarak konumlandırdığımız bu bitkinin, aslında Türkiye ve dünya Tarımı için milyarlarca liralık bir potansiyelin tam merkezinde durduğunu biliyor muyuz? Korona virüse ve gribal enfeksiyonlara karşı savaşçı, çok sayıda hastalığın, bir numaralı şifa kaynağı bu bitkinin adı SUMAKTIR. Sumak (Rhus), Anacardiaceae familyasına ait olup Anadolu, Orta Doğu, Akdeniz havzası ve İran coğrafyasında tabii yayılış gösteren, geleneksel mutfaklarda baharat olarak kullanılan ve tıbbi özellikleri nedeniyle uzun yıllardır değerlendirilen önemli bir fonksiyonel bitki türüdür. Rhus cinsi içerisinde yer alan Derici sumak (Rhus coriaria L.) ise, Türkiye, Ürdün, Suriye ve Filistin dahil olmak üzere Akdeniz Havzası’nda tabii olarak yetişmektedir (Elagbar ve ark., 2020). Derici sumağı, diğer sumak türleri içerisinde en bilinen, en yaygın kullanılan ve ticareti en fazla yapılan türdür. Bu tür, 3-4 m yüksekliğe ulaşan, çalı formunda, her biri 6 veya 8 küçük yaprakçık çiftinden oluşan tüysü yapraklara sahiptir. Çiçekler, küçük olup 5-30 cm uzunluğunda az veya yoğun salkımlar halinde bulunur ve beş taç yaprağa sahip yeşilimsi, krem beyazı veya kırmızı gibi farklı renklere sahiptir. Meyveleri küresel şekildedir ve olgunlaştığında kırmızımsı bir drupe (sert çekirdekli) haline gelir. Tohumların uzunlukları 0.3-0.5 cm ve genişlikleri 0.2-0.3 cm arasında değişim göstermekte ve kahverengi renktedir. Kurutulmuş meyveleri kırmızı-mor bir toz haline getirilir ve ekşi ve buruk bir tada sahip olması nedeniyle Lübnan, Suriye, Ürdün, Türkiye ve İran gibi birçok Akdeniz ve Orta Doğu ülkesinde baharat olarak kullanılır (Abdul-Jalil, 2020; Alsamri ve ark., 2021). Türkiye’de sumak sadece baharat olarak değil, aynı zamanda sumak ekşisi akıtı şeklinde de yaygın bir tüketim alanına sahiptir. Bunun yanı sıra bitki; tamamlayıcı ve modern tıptaki sağlık uygulamalarında, sanayide ve erozyon önleme gibi çevresel projelerde çok yönlü olarak değerlendirilmektedir. Yerel halk için ekonomik bir ürün olmasının yanı sıra, kültürel mirasın bir parçasıdır. Bugüne kadar sumağın besin içeriği ve insan sağlığı üzerine çok sayıda çalışma yürütülmüştür/yürütülmektedir. Yaklaşık 2000 yıl önce, Pedanios Dioskurides (M.S. 40-90) tarafından yazılan ve kapsamlı bir Yunan tıp kitabı olan ‘De Materia Medica’ (Tıbbi Maddeler Üzerine), sumağın sağlık üzerine birçok faydasının olduğu belirtilmektedir. Kitapta özellikle gaz giderici, mide güçlendirici ve idrar söktürücü etkilerinden bahsedilmiştir (Abdul-Jalil, 2020). Ayrıca Kıbrıs’ta ve Osmanlı döneminde, iç kanama, solunum yolu hastalıkları (nezle ve soğuk algınlığı), hazımsızlık, iştahsızlık ve hiperglisemi tedavisi için kullanıldığı birçok kaynakta belirtilmektedir (Elagbar ve ark., 2020). Alsamri ve ark. (2021) tarafından yürütülen bir çalışmada biyoaktif özellikleri sayesinde sumağın (Rhus coriaria L.) kardiyovasküler hastalıklar, diyabet ve kanser dahil olmak üzere birçok yaygın hastalık için iyileştirici ve terapötik faydalar sağlayan güçlü antioksidan kapasitelere sahip olduğu bildirilmiştir. Zannou ve ark. (2025) tarafından yürütülen güncel bir çalışmada besin değeri ve fitokimyasal bileşenleri (flavonoidler, flavonlar, antosiyaninler, tanenler, organik asitler, lif, proteinler, uçucu yağlar, nitritler ve nitratlar) açısından zengin olduğu, ayrıca bu türün tıbbi bir bitki olarak da kullanıldığı bildirilmiştir. Sumak meyvesi, geleneksel bitkisel ilaçlarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Ayrıca, sıklıkla yüksek kolesterol, mikrobiyal enfeksiyonlar, hipertansiyon, karaciğer hastalıkları, ishal, diyabet, idrar söktürücü etki ve hemoroid tedavisinde kullanılır (Rayne and Mazza,2007; Hashem-Dabaghian ve ark., 2021; Hariri ve ark., 2020; Kubatka ve ark., 2021; Akbari-Fakhrabadi ve ark., 2018) Geleneksel tıpta bu bitki; kanser, felç, ishal, hipertansiyon, dizanteri, kan tükürme, göz iltihabı, mide ağrısı, idrar söktürücü, diyabet, ateroskleroz, kızamık, çiçek hastalığı, enürezis, diş ve diş eti rahatsızlıkları, baş ağrısı, hayvan ısırıkları, dermatit ve karaciğer hastalıklarının tedavisinde kullanıldığı bildirilmiştir. Ayrıca sumağın (Rhus coriaria L.), antosiyaninler gibi doğal pigmentler içermesi nedeniyle gıda endüstrisinde renklendirici ajan olarak kullanıldığı bilinmektedir (Perrone ve ark., 2022). ÖZETLE SUMAK “Baharattan fazlasıdır, bir tablettir”. Sağlık ve Sanayi sektörünün yeni gözdesi, özellikle korona virüs salgın döneminde İnsanoğlu bir tabuyu yıkarak yapay olanı terk edip doğal olana yönelmiştir. Sumak, doğadaki en güçlü antioksidan kaynaklarından biridir. Ekşiliğini veren malik asit ve zengin bileşenleriyle sadece mutfakları değil; ilaç, kozmetik ve gıda ambalajı sektörünü de peşinden sürüklemektedir. Diğer yandan gıda sanayisi, kimyasal koruyucular yerine doğal koruyucu olarak sumağın antimikrobiyal gücünü daha güçlü görmeye başlamıştır. Son yıllarda sumaktan üretilen ekstreler, şuruplar ve tıbbi destek ürünleri dünya pazarında yüksek fiyatlardan alıcı bulmaya başlamıştır... Çok ucuza Şifa, Geliri çok fazla olan bitki hangisidir sorarlarsa? “Cevap bellidir SUMAK”... SUMAĞI ANLATMAYA BİR YAZI YETMEZ... DEVAM EDECEK 3S “Sumak (sağlık), Saygı, Sevgi” ile kalın