1. Giriş, Tarihçe ve Ekonomik Önemi Mercimek (Lens culinaris Medik.), insanlık tarihinin bilinen en eski kültür bitkilerinden biridir. Arkeolojik bulgular, mercimeğin M.Ö. 8000 yıllarında Bereketli Hilal olarak bilinen Orta Doğu bölgesinde (bugünkü Türkiye, Suriye, Irak, İran bölgeleri) evcilleştirildiğini göstermektedir. Baklagiller (Fabaceae) familyasından olan bu tek yıllık bitki, besin değerinin yüksekliği, uzun süre bozulmadan depolanabilmesi ve lezzeti ile asırlardır temel gıda maddesi olma özelliğini korumuştur. Günümüzde mercimek, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde stratejik bir üründür. Yüksek protein oranı (%20-26), zengin lif içeriği, demir, çinko, potasyum ve B vitaminleri (özellikle folik asit) açısından çok zengin olması, onu vejetaryen ve vegan diyetlerin yanı sıra sağlıklı beslenme programlarının da vazgeçilmezi yapmıştır. Küresel çapta Kanada, Hindistan, Avustralya gibi ülkeler mercimek üretiminde lider konumundayken, Türkiye kalitesi ve aromasıyla, özellikle kırmızı mercimek üretiminde dünya piyasalarında söz sahibi bir ülkedir. Ülkemizde Güneydoğu Anadolu, İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgeleri başlıca üretim merkezleridir. 2. Temel Mercimek Çeşitleri Dünya genelinde ve ülkemizde tüketim alışkanlıklarına ve yetiştirildikleri bölgelere göre temel olarak iki ana mercimek tipi öne çıkar: Kırmızı Mercimek: Kotiledon rengi kırmızı olan bu çeşidin dış kabuğu kahverengimsi veya gri olabilir. Kabuğu soyulduktan sonra kırık veya bütün olarak piyasaya sürülür. Erken olgunlaşması ve kışlık ekime uygun olması sebebiyle ağırlıklı olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde (Şanlıurfa, Diyarbakır, Gaziantep, Mardin) yetiştirilir. Yeşil Mercimek: Tohumları daha iri ve disk şeklinde olup, dış kabuğu yeşil veya yeşilimsidir. Pişirildiğinde şeklini koruduğu için daha çok yemeklik ve salatalık olarak tüketilir. Kışları daha sert geçen ve ilkbahar yağışlarının iyi olduğu alanlarda, genellikle İç Anadolu (Yozgat, Çorum, Kırşehir, Ankara) ve geçiş bölgelerinde yazlık olarak yetiştirilir. 3. İklim ve Toprak İstekleri Mercimek, genel karakteri itibariyle kuraklığa ve sıcağa dayanıklı 'kanaatkâr' bir bitkidir. Tohumların çimlenebilmesi için toprak sıcaklığının en az 4-5 °C olması gerekir, ancak ideal çimlenme 15-20 °C'lerde gerçekleşir. Olgunlaşma aşamasında yüksek sıcaklık ve düşük nem bitki gelişimi ve tane kalitesi açısından avantaj sağlar. Aşırı nem, şiddetli yağış ve kapalılık durumu bitkinin boya gitmesine, yatmasına ve pas, antraknoz gibi ölümcül mantar hastalıklarının hızla yayılmasına neden olur. Toprak istekleri bakımından çok seçici olmamakla birlikte; tınlı, kumlu-tınlı veya killi-tınlı, süzek (drenajı iyi), kireçli ve havalanması iyi topraklar mercimek için idealdir. Ağır ve sürekli su tutan asidik topraklarda (pH < 5.5) gelişimi yavaşlar, köklerde nodül bağlayan Rhizobium bakterilerinin aktivitesi ciddi oranda düşer. İdeal toprak pH'sı 6.5 ile 7.5 nötr civarıdır. Tuzluluğa karşı hassas olan mercimek, tuzlu topraklarda çimlenme ve büyüme sorunları yaşar. 4. Toprak Hazırlığı Toprak hazırlığı, mercimeğin ekim zamanına (kışlık veya yazlık) göre değişiklik gösterir. Ekim nöbetinde genellikle tahıllardan sonra gelir. Hububat hasadını takiben anız uygun aletlerle ufalanır veya toprağa karıştırılarak anız bozma işlemi yapılır. Kışlık Ekim Hazırlığı: Sonbahar aylarında düşen ilk yağışlardan sonra, tohum yatağını hazırlamak üzere tarla kültivatör (yada kazayağı) ve ardından tırmık veya tapan çekilerek düzeltilir. Toprağın çok aşırı ince ufalanmasına gerek yoktur ancak irili ufaklı keseklerin de kırılması, tohumun toprakla iyi temas etmesi için şarttır. Yazlık Ekim Hazırlığı: İlkbaharda, toprak tava geldiğinde (kar suları çekildikten sonra) sadece yüzeysel bir işleme ve tapan yapılarak tohum yatağı hazırlanır. Her iki ekimde de taban taşı kırılmış ve derin toprak işlemenin ekimden aylar önce yapılmış olması, kış boyu nemin toprakta biriktirilmesi açısından hayati önem taşır. 5. Ekim Zamanı, Derinliği ve Sıklığı Ekim Zamanı: Güneydoğu Anadolu, Ege ve Akdeniz sahil kuşağında kışlık ekim genellikle Kasım'ın ikinci yarısı ile Aralık ayının ilk yarısında yapılır. İç Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgesi'nde don riskinden dolayı Mart ayı ortası ile Nisan başı arasında ilkbaharda (yazlık) ekim gerçekleştirilir. Ortalama olarak dekara kırmızı mercimekte 9-12 kg, küçük taneli yeşil mercimekte 8-10 kg, iri taneli yeşil mercimekte ise 12-15 kg tohum kullanılması uygundur. Ekim miktarını çeşidin 'bin tane ağırlığı' belirler. Modem tarım sistemlerinde mercimeğin mutlaka mibzer ile sıraya ekimi yapılmalıdır. Sıra arası 15-20 cm, tohumun düşeceği derinlik ise ağır topraklarda 3-4 cm, hafif topraklarda ise 5-6 cm olarak ayarlanmalıdır. Sıra üzeri ekim mesafesi bulunmamaktadır (sürekli dökme şeklinde ekim yapıldığı için). Mibzer kullanımı yabancı otlarla mücadeleyi ve hasadı kolaylaştırırken, birim alandan alınan verimi de maksimize eder. Eğer tarla ilk kez mercimek ekimine açılıyorsa veya uzun süredir baklagil ekilmemişse, tohumların ekim öncesi uygun Rhizobium suşları ile aşılanması (inokülasyon) kök nodülasyonunu ve azot fiksasyonunu belirgin bir biçimde artırır. 6. Besleme ve Gübreleme İhtiyaçları Mercimek, atmosferik azotu köklerindeki simbiyotik bakteriler (Rhizobium) sayesinde bağlayabildiğinden, büyüme devresi süresince ağır azotlu gübrelemeye ihtiyaç duymaz. Aksine aşırı azot, bitkinin vejetatif olarak büyümesine (yapraklanmasına) ve tane tutumunun düşmesine sebep olur. Sadece ilk evrede bakteriler henüz çalışmaya başlamadan önce (toprak analizleri de mutlaka dikkate alınarak) gerekli olan dekara 2-3 kg (saf azot) başlangıç (starter) azotu, DAP (Diamonyum Fosfat yada genel adıyla 18-46) gübresiyle taban gübresi olarak karşılanır. Gelişim, çiçeklenme, nodozite artışı ve tane dolgunluğu için fosfor en mühim besindir. Toprak analizlerine göre değişmekle birlikte genel olarak dekara 5-7 kg P2O5 (saf fosfor) esastır. Gübrenin mibzerle bant usulü, tohumun altına veya yakınına verilmesi etkinliğini artırır. Fosforca zengin topraklarda dahi bitkinin alım yeteneğini artırmak için mikro besin elementlerinin de (özellikle çinko eksikliği durumunda çinkolu gübreler) takviye edilmesi gerekebilir. 7. Bakım ve Yabancı Ot Kontrolü Mercimek ilk çimlenme ve gelişme evresinde yavaş büyüyen, toprağı hemen kapatamayan narin bir yapıya sahiptir. Bu özellik onu yabancı otların rekabeti karşısında son derece zayıf bırakır. Pıtrak, yabani hardal, köygöçüren, sarmaşık ve diğer yabancı otlar hem güneş ışığını keser hem de topraktaki nem ile besin maddelerini alarak verimi ve kaliteyi %40 ila %60'a varan oranlarda azaltabilir. Kültürel önlemler olarak tohumun ot tohumlarından arındırılmış (sertifikalı) olması gerekmektedir. Yoğun otlu tarlalarda ekim öncesi verilen (pre-plant) veya ekim sonrası ancak çıkış öncesi (pre-emergence) uygulanan toprak herbisitler kullanılır. Çıkış sonrasında (post-emergence) ise geniş ve dar yapraklı yabancı otlar için üretilmiş seçici ruhsatlı herbisitler, otların 2-4 yapraklı olduğu genç dönemde pülverizatör yardımıyla uygulanarak başarılı sonuçlar alınır. 8. Hastalıklar ve Zararlılar Mercimeğin en tahripkâr ve ekonomik anlamda zarara uğratan hastalıkları fungal (mantari) kökenlidir. Antraknoz kök, gövde ve baklalarda lekeler yaparak bitkinin ölümüne yol açabilir. Mildiyö, pas hastalığı ve solgunluk (Fusarium) da önemli fungal hastalıklardır. Mücadelede en etkili yol iklimin uygun olmadığı dönemde (fazla nemli süreçler dışında) sulama yapmamak, münavebeye (3-4 yıllık ekim nöbeti) dikkat etmek ve sertifikalı temiz tohum kullanmaktır. Gerektiğinde tohum ilaçlaması (fungisit) ve tarla ilaçlaması uygulanmalıdır. Zararlıların başında Mercimek Tohum Böceği (Bruchus lentis) gelir. Bu haşere tarla döneminde yumurtalarını taze baklalara bırakır; çıkan larva taneye girerek beslenir ve depolarda tahribata devam eder. Çiçeklenmenin başından itibaren tarla ilaçlaması aksatılmamalıdır. Ayrıca tarlada yeşil zambak (sitona) böcekleri, yaprak bitleri ve bakla kurtlarına karşı yapraktan insektisit (böcek ilacı) uygulaması, erken tespit ile birlikte kritik öneme sahiptir. 9. Hasat ve Harman Operasyonları Mercimekte optimum hasat zamanının yakalanması ciddi tecrübe ister. Bitkilerin alt kısımlarındaki yaprakların döküldüğü, gövde ve yaprakların %70-80 oranında sarardığı, meyve baklalarının kahverengiye/sarıya döndüğü fakat henüz çıtırdayıp çatlamadığı devre 'fizyolojik olgunluk' evresidir; hasat bu dönemde yapılmalıdır. Çok ertelenen hasatta rüzgar ve sıcağın etkisiyle baklaları çatlar ve tohumlar toprağa dökülüp kaybolur. Günümüzde arazinin taşsız, düzgün ve mercimeğin dik geliştiği (yatmaya dayanıklı) geniş alanlarda hasat, uygun ayarları yapılmış biçerdöverler ile doğrudan yapılmaktadır. Ancak taşlı ve eğimli alanlarda veya kısa boylu, yere yatan çeşitlerde hasat tırpan, el desteği veya ot biçme makineleri ile namlu halinde biçilerek yapılır. Tarlada 2-3 gün doğal yolla kurumaya bırakılan namlular, sonrasında harmana veya patoza sokularak taneye ayrılır. 10. Depolama, Tüketim ve Genel Sonuç Harman sonucu elde edilen tanelerin depolamaya alınmadan önce temizlenmesi ve mutlaka %12 nem oranının altında kurumuş olması şarttır. Daha yüksek nemde depolanan mercimeklerde küflenme, kızışma ve bozulma kaçınılmazdır. Depolar serin (tercihen 10-15 °C), havalandırma donanımına sahip ve nemden arınmış olmalıdır. Tohum böceği (Bruchus sp) riskine karşı, depoya ürün girdiği gibi fümigasyon (gaz formlu sterilizasyon ilacı) teknikleri yetkili uzmanlar kontrolünde uygulanmalıdır. Sonuç olarak; mercimek yetiştiriciliği, kısıtlı su kaynaklarına sahip yarı kurak bölgeler için güvenilir bir tarımsal kalkan niteliğindedir. Toprağı azotça zenginleştirmesi ile ekolojik dengeyi korur. Tarımsal inovasyonların (yeni tohum çeşitleri, toprak analizi destekli hassas tarım, basınçlı sulama ve ot kontrol yöntemleri) üretici süreçlerine entegre edilmesiyle, hem üreticinin geliri artar hem de gıda arz güvenliğine önemli bir katkı sağlanmış olur.